Masthead header

“Kapı Birden Vuruldu” | Onur Uludoğan

FavoriteLoadingOkuma listeme ekle

I

Etgar Keret’in Türkçe’ye çevrilen ilk kitabı Nimrod Çıldırışları, Parantez Yayıncılık tarafından 2006 yılında basılmıştı. Kitap, o tarihte maalesef, okurlarla pek buluşamamıştı. Nimrod Çıldırışları’nın ilk baskısı, uzunca bir süre kitapçı raflarında ve yayınevinin deposunda bekledikten sonra, kelepir kitap satılan dükkânlarda sembolik bir fiyata satışa sunulduktan sonra tükenebilmişti.

Bu durum, Etgar Keret’in diğer kitaplarının Türkçe ’ye çevrilmesini birkaç yıl geciktirmiş olmalı.

Ancak aradan geçen zamanda, Etgar Keret, dünyada çokça okunan yazarlardan olmaya devam etti ve onun öykülerinden, 2006 yılında, Goran Dukic’in yönetmenliğini yaptığı “Bilekkesenler”; 2007 yılında, Shire Geffen ve Keret’in kendisinin yönettiği “Denizanası” 2008 yılında da Tatia Rosenthal’ın yönettiği, “9.99 $” sinemaya aktarıldı.

Bu filmlerin, önemli festivallerden ödüller alması, ülkemizde gösterilmesi ve sanıyorum, Keret’in gerçekliği eğip büktüğü, zaman zaman absürtlüğün sınırlarında gezinen anlatı dilinin belli bir kitleye hitap etmesi, sosyal medyada Etgar Keret’in adının daha çok geçmesini ve “fısıltı” gazetesinin çalışmasını sağladı. Böylece Keret, Türkiyeli okurlar için merak edilen bir yazar konumuna erişti.

Aynı yıllarda, edebiyatımıza farklı metinleri kazandırma niyetiyle kurulan Siren Yayınları, doğru bir zamanlamayla 2009’da Keret ve Samir El-Youssef’in ortak çalışması olan Gazze Blues’u yayımladı. Kitap ilgi görmüş olmalı ki 2010’da “Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü” 2011’de “Buzdolabının Üstündeki Kız” 2012’nin ortalarında Nimrod Çıldırışları’nın yeni baskısı, son olarak da geçtiğimiz günlerde “Kapı Birden Vuruldu”  biz okurlarla buluştu.

Bu süre içinde Etgar Keret, toplamda üç kez Türkiye’ye gelerek çeşitli söyleşiler ve imza günleri gerçekleştirdi.

II

Etgar Keret’in Türkçe’ye çevrilen kitaplarındaki öykülerine bakarak, onun öykü dünyasıyla ilgili bazı tespitler yapabiliriz:

-Keret, tüm iktidarların karşısında yer alan muhalif bir yazardır. Ancak bu muhalifliğini çatışmacı bir tonda sürdürmez. Karşı çıktığı şeyleri, gerçeküstü bir biçemle yazdığı öykülerinde onlarla inceden inceye dalga geçerek anlatır.

-Keret, anti militarist bir yazardır. Her türlü silahlı müdahalenin karşısındadır. Bu kapsamda, oklarını en başta İsrail hükümetine yöneltmekten çekinmez.

-Keret, genellikle bir ya da iki sayfa süren kısa öyküler yazar. Ancak İstisnai olarak, kimi kitaplarında (Örneğin, Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şöförü’nde yer alan “Kneller’in Mutluluk Kampı” öyküsü gibi. ) kırk, elli sayfa süren öyküleri de vardır.

-Etgar Keret’in öyküleri tıpkı rüyalarımız gibi başlar. Öykülerin başında,  kendimizi birden bire, öyküsü anlatılan kişilerin yaşamlarının tam ortasında buluruz ve paragraflar ilerledikçe parçalar birleşmeye başlar ve yine, çoğunlukla rüyalarımızda olduğu gibi, bize sunulan bir kesitin ardından öykünün içinden çıkarız. Bu sayede, öyküsü anlatılan karakterler zihnimizde yaşamaya devam ederler.

-Keret’in öykülerinde,

1) Günlük yaşam içinde, teoride mümkün fakat pratikte gerçekleşmesi mümkün olmayan,

2) Belli bir noktaya kadar gerçekçi bir çizgide ilerleyen belli bir noktadan sonra da gerçeklikten uzaklaşan,

3) Baştan sona, günlük yaşamın gerçeklerine uygun ya da olduğu gibi gerçeküstü veya absürt olaylar anlatılır.

Ancak bahsi geçen öykü, bu üç maddeden hangisine dâhil olursa olsun, içinde daima günlük yaşamımızla paralellikler taşıyan ayrıntılar içerirler.

III

“Kapı Birden Vuruldu”, yukarıda bir kısmını aktarmaya çalıştığım, Keret’in öykü dünyasıyla uyum içinde olan bir kitap.

Kitapta, en uzunu yirmi sayfa, en kısası bir paragraf olan otuz yedi öykü yer alıyor. Bu otuz yedi öykünün bir kısmı yine savaşın kötülüğünden ve Dünya’nın sorunlarından bahsediyor. Fakat “Kapı Birden Vuruldu”daki öyküler ağırlıklı olarak kadın erkek ilişkilerine odaklanmış.  Bu kapsamda “Kapı Birden Vuruldu”da yer alan öykülerde kahramanlar, aldatan ve aldatılan eşler, kıskançlıktan dolayı cinayet işleyenler, ayrılık sonrası depresyonu yaşayan karakterler, ebeveynleri boşanmış çocuklardır.

IV

Sonuç olarak, “Kapı Birden Vuruldu”nun da yayımlanmasıyla Keret külliyatının önemli bir bölümü Türkçe’ye çevrilmiş oldu.

Wikipedia’da yer alan bilgilere bakarsak, Etgar Keret’in henüz Türkçe’ye çevrilmemiş iki öykü kitabı, bir çocuk kitabı ve iki tane de çizgi roman mevcut.

Umuyoruz ki Siren Yayınları bu kitapları da en kısa sürede biz okurlarla buluşturur.

Onur Uludoğan – edebiyathaber.net (11 Kasım 2012)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z