Masthead header

Goethe’nin ruhsal doğu yolculuğu ve yeni Divan | Gamze Haklı Geray

FavoriteLoadingOkuma listeme ekle

Alman ve dünya edebiyatının dev yazarı Johann Wolfgang Von Goethe’nin Frankfurt’daki evinin merdivenlerini ağır ağır ama içimde sonsuz bir heyecanla tırmanırken, bir köşede geçmişin loş ışıklarından süzülüp gelen ve “Yaşamımdan Şiir ve Hakikat” kitabında da yer alan şu cümlesine rastladım: “28 Ağustos 1749 gününün öğle vakti, saat tam on ikiyi vururken, Frankfurt-Main’da dünyaya geldim. Yıldızların konumu talihliydi”.

Goethe, romancılığının ve pek çok diğer özelliğinin yanında, şair, oyun yazarı, edebiyat ve sanat eleştirmeni, araştırmacı ve ressam. Estetik, bilim, sanat tarihi ve teoloji konularında engin bilgiye sahip bir usta. Alman İslam araştırmacısı Annemarie Schimmel, İslam dünyasının ruhunun batıdaki en iyi rehberinin hâlâ Goethe olduğunu söylerdi.

Kültürler, metinler ve söyleşiler arası bir anlatı olan on iki kitaplık Batı-Doğu Divanı (West–Ostlicher Divan), Goethe’nin duyuları, maneviyatı ve ruhsal içgörüsü ile gerçekleştirdiği, sözcüklere dayanan mistik bir yolculuk. Altmış yaşlarının ortasında iken şiirsel ilhamını yitirmiş olduğunu düşünerek kendi otobiyografisini yazmaya koyulan Alman yazar, doğu edebiyatına yönelerek tazelenir. Hayatı boyunca hep ilgi duyduğu İslam kültürüne yönelik çalışma kararı alır. Daha önce hiç yazmadığı yoğunlukta şiirler yazmaya başlar. İran edebiyatı ile tanışınca Hafiz ile boyutlar üstü bir ilişkiye, uzay ve zaman kavramının ötesine geçer. Hafız’ı “ikiz kardeşi” olarak algılar. Onun dünyasına sığınmak, içinde bulunduğu gerçek hayattan kaçmasına, bir anlamda kişiliğini tamamlayan alter egosunu bulmasına yardım eder. İranlı şairin de kendisi gibi “aşk, şarap ve şiir” metaforlarıyla yazmış olması ona motivasyon sağlar. Hafız Divan’ındaki “Kelimelerin Gelini” ifadesini kendi Divan’ında Hafız Kitabı başlığı altında kaleme alır. Hafız ile zaman ve mekân ötesi oluşturduğu bu manevi takım çalışması sürecinde, aşkın yolunda iki önemli arketip Leylâ ile Mecnun’un mistik birliğini de derinden hisseder.

Öte yandan Marianne von Willemer’siz Batı-Doğu Divan’ının olamayacağı rivayet edilir. 1814’te ilk tanıştıklarında Goethe 65 yaşında, Marianne ise banker Willemer ile evli olup 30 yaşındadır.

Goethe’nin 66’ıncı yaşını hep beraber kutladıkları yaz, Divan’da yer alan “Hatem ve Züleyhâ” yazı olur. Bu buluşma, Goethe ve Marianne’nin şiir tutkularının çiçek açtığı ve meyvelerini verdiği bir dönemdir. Sonrasında, Hafız’ın divanına göndermeler yaparak, Hatem ve Züleyhâ seslenişleriyle birbirlerine şifreli mektuplar yazmaya başlarlar.

Goethe, Marianne’a dostluğun simgesi olarak bir Ginkgo yaprağı gönderir.

Heidelberg kalesinin bahçesindeki Ginkgo Biloba ağacını gösterir.  Oradan aldığı iki yaprağı aynı isimli şiire yazdığı sayfaya yapıştırır. 27 Eylül 1815’de şiiri Marianne’e yollar. Gingo Biloba isimli şiirde “bu yapraktaki sırrın, bilge insan tarafından bilindiğini” yazar. “Doğudan bahçesine emanet bırakılan ginkgo ağacının yaprağından söz ederken Marianne’e (Züleyhâ) dizelerde, şiirlerindeki çift yönlülüğü ve aynı zamanda da varolan birliği/tekliği hissedip hissetmediğini sorar. Goethe için Gingko yaprağı, yaşlı ile genci, kadın ile erkeği, insan ile ilahî olanı, doğu ile batıyı, Divan ile başlayan ve “öteki” ile içselleşen lirik söyleyişiyi temsil etmektedir.

Divan’ını yazarken Goethe’nin amacı, şiirin vatanında ütopik bir yolculuk gerçekleştirmekti. Hafız’ın Goethe üzerindeki etkisi o kadar yoğun bir deneyimdir ki, o da en az Hafız kadar verimli olabilmeyi, onun gerisinde kalmamayı amaçlar.

Divan’ın bütününden yükselen esinti, Goethe’nin uygarlıklar uzlaşması, batıdan doğuya uzanan yolların kesiştiği atmosferin sözcüklerle desteklenmesi esasına dayanır.

Divan’ın içindeki aşk konusu, ikilikleri ve kutuplarıyla, dizeleri bir arada tutan gerekliliğe dönüşür. Metinleri yaratıcılığa ve birliğe yönelten bir dinamizmi getirir.

Evin çıkışındaki müzede, Gingko yayıncılığa ait, Divan’ın 200 yıl önceki ilk baskısının yıldönümü dolayısıyla (2019) Yeni Divan isimli 12’si doğudan, 12’si batıdan 24 şairin şiir seçkisine/projesine rastladım. Seçkide yer alan şairler, doğu ve batı kültürlerinden farklı ülkelerden, Arapça, İngilizce, Fransızca, Almanca, Farsça, Portekizce, Rusça, İspanyolca, Slovence ve Türkçe dillerinde, Goethe Divan’ının 12 kitabının başlığı doğrultusunda, onun ortak insanlık vizyonunu birlikte hayata geçirmeyi amaçlamışlar. Şair Gonca Özmen’in “Bile İsteye” isimli şiiri bu yeni seçkinin bir parçası. Hepsi dizeleri ve makaleleriyle Divan’ın yeni bir açılımını gerçekleştirmişler.

Kitabın açılışında yer alan Adonis’in Goethe’ye mektubu bize şöyle sesleniyor: “Yürümeye devam edeceğim. Batı arkanızda, ama doğu benden önce değil. Onlar bir ırmağın farklı iki kıyısı”.

Kaynaklar

  • Johann Wolfgang Goethe. Batı-Doğu Divanı. Hece Yayınları. Çevirmen: Prof Dr. Gürsel Aytaç (2018)
  • A New Divan: A Lyrical Dialogue between East and West. Edited by Bill Swainson and Barbara Haus Schwepcke. A Gingko Project (2019)

Gamze Haklı Geray – edebiyathaber.net (1 Ekim 2019)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z