Masthead header

Fransız filozof Sarah Kofman’ınTürkçedeki ilk kitabı

sarahYahudi Soykırımı sırasında Kofman ailesinin Fransa’da yaşadıklarına dair çarpıcı bir anlatı olan “Ordener Sokağı, Labat Sokağı”, MonoKL Yayınlarının “Bellek” serisinden yayımlandı.

Kitaptan:

Gerçekten de bir daha göremedik babamı. Bir ha­ber de alamadık, sadece Drancy’den yollanmış bir kart, menekşe rengi mürekkeple yazılmış, üzerindeki pulda Mareşal Pétain’in resmi var. Bir başkasının eliy­le Fransızca yazılmış. Genelde bizimle iletişim kurar­ken kullandığı diller olan Yidişçe ya da Lehçe yaz­masını yasaklamışlar elbette …. Savaştan sonra, Auschwitz’den vefat ilamı gel­di. Toplama kamplarına gönderilmiş diğer sür­günler geri döndüler. Bir Yom Kippur günü, si­nagogda, tehcir edilmişlerden biri babamı Aus­chwitz’de görmüş olduğunu iddia etmişti. Orada bir sene hayatta kalmış. Kapo olmuş Yahudi bir kasap (ölüm kampından döndükten sonra, Ro­siers Sokağı’nda tekrar dükkân açmıştı), çalışma­yı reddettiği bir gün onu kazma darbeleriyle öl­düresiye dövmüş ve canlı canlı gömmüş: O gün Şabatmış: “Hiçbir kötülük yapmadı,” demişti, “sadece biz kurbanlar ve cellatlar için Tanrı’ya dua ediyordu.”

Bunun için, başka pek çoklarıyla birlikte babam da bu sonsuz şiddete maruz kalmıştı: Auschwitz’de ölmek, hiçbir ebedi İstirahate saygı gösterilemeyen, gösterilmeyecek bu yerde. 

edebiyathaber.net (26 Şubat 2015)

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r