Masthead header

Category Archives: yazarlardan tavsiyeler

1. Her durum ve koşulda, gerçek olanı anlayabilme önyargısızlığını edinmeli. Gerçekliği, eğip bükecek, bozup yeniden kuracak kadar duyumsayabilmeli; hayatla kendi arasında sürekli yeni oyunlar kuracak kadar hınzır olabilmeli. 2. Herkesin düşündüğüne kuşkuyla yaklaşacak, çoğunluğun baktığı yerde durmayacak kadar başına buyruk; bir gece boynu bükük bir romantik, bir başka gece mağrur bir anarşist olarak uykuya dalabilecek […]

devamını oku »

Öncelikle yazmak için bir meseleniz olsun, meselenin küçüğü-büyüğü olmaz. Bakınız: Çehov’un bütün eserleri… Elma’ya alma demek her zaman mümkündür. Ama sırf alma diyeceğim diye lafı yedi yerden dolandırıp, imgeleri, metaforları okurun üzerine yığmayın. Yalınlıkla basitliğin uzaktan yakından bir akrabalığı yoktur. Yalın dilin küreği derinlere dalar, basit olan çer çöple uğraşır. Toprağı eşelemeyin, kazın! Ne kadar […]

devamını oku »

Yazar olmanın ilk koşulu en az on altı defa “Bildiğini yaz!” diye uyarılmaktır. İkinci koşulu ise yayıncılık hayatınızın geleceği ile ilgili korkular tarafından kemirilmektir; fakat bu başka bir gün değinilecek bir konu. “Bildiğini yaz” yazı yazmanın ana kurallarından biri olmasına karşın çoğu zaman doğrudan ziyade yanlış bir yönlendirmedir. Kuşkusuz yazarlar yalnızca kişisel deneyimlerini yazsalar kurgusal […]

devamını oku »

1. Aklınızı meşgul eden başka bir şey varsa yazmayın, mümkünse gidip önce o işi halledin; kelimeler aklınıza takılan şeye takılmasınlar. 2. Ortak aklın çayırlarından gelen sesler çoğu zaman size sizin sesinizmiş gibi görünür; ayıklayın onları, kulak asmayın! 3. En çok hangi yazarı seviyorsanız, yazdıklarınızı sadece o yazar okuyacakmış gibi yazın; bu, bir metni fazlalıklardan ve […]

devamını oku »

1. Yalnızlığınızı sevin. Yazmanın birinci şartı yalnızlık ve sessizliktir. 2. Kendi eksiklerinizi ve fazlalarınızı iyi tanıyın. Yazacağınız her cümlenin, geliştireceğiniz her karakterin kaynağı orasıdır. 3. Okuru eğlendirmek ayıp değildir, sıkmak da. Dengeyi iyi kurun. 4. Ailenin, eşin, dostun, annenin, babanın, komşunun, başkasının düşüncesinin ve değer yargılarının aşırı önemsendiği bir kültürde edebiyat eseri üretmek, akıntıya karşı […]

devamını oku »

1. “Yazar olmak” istiyorsanız, hiç zahmete girmeyip okur olmanın tadını çıkarın. Yok, istediğiniz ve keyif aldığınız şey “yazmak” ise, durmayın devam edin. 2. Kurşunkalemle dost olun, sıcak ve samimidir. 3. Aklınıza anlatılmaya değer bir şey geldiyse… Aklıma gelmişken, aklınıza gelen anlatılmaya değer bir şey değilse hiç yormayın kendinizi. 4. Aklınıza anlatılmaya değer bir şey geldiyse, […]

devamını oku »

1. Merakınızın peşinden gidin “Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım.” Sizin merakınızı çeken nedir? Neyi en çok merak ediyorsunuz? Benim merak ettiğim neden bazı insanların başarılı olup bazılarının olamadığıdır. Bu yüzden yıllarca başarı üzerine çalıştım. Merakınızın peşinden giderseniz başarıya ulaşırsınız. 2. Barışçıl olun Milliyetçilik bir çocukluk hastalığıdır. İnsan ırkının kızamığıdır. Eğer bir […]

devamını oku »

“Yetenek tek başına bir yazar yaratamaz!” Ralph Waldo Emerson John Steinbeck’in 1963 yılında, yazarlığa başlayanlar için kaleme aldığı yazı: “Birçok mükemmel hikaye yazdım, ama şansımı deneyip yazmanın dışında onların nasıl yazıldığını hala bilmiyorum” Sevgili yazar, Stanford’daki hikaye yazma kursuna katılmamın üstünden çok uzun zaman geçmesine rağmen, o zamanki tecrübelerimi çok iyi hatırlıyorum. Gözlerim parlıyordu ve […]

devamını oku »

1. Metni yakınlarına okutma; yazarlığın başındaysan ya ilişkilerin zarar görür ya yazdıklarınla ilgili “nesnel” bir değerlendirme gelmez. Mümkünse profesyonellerle çalış. 2. Romana beton kalıp gözüyle bakan bir mühendis gibi yaklaşma; bazen çamur yoğuran, bazen mermer yontan bir heykeltıraş gibi yaklaş. 3. Romanı, ayrıntıların çoğunu unutmaya başladığın ana kadar dinlendir. Sonra yeniden ele al. 4. Romanın […]

devamını oku »

*Kitabevinde sonunda aradığım kitabı bulabilmiştim; Sanat Neye Benzer. Hemen aldım ve masama kavuşur kavuşmaz okumaya başladım. Yazarımızın (Miguel Tamen) “Ne Beklemeli” başlıklı giriş yazısı sarmaladı beni. Bu kitabı neden okuduğumu biliyordum. Masamda LewisCarroll’ınAlice Harikalar Ülkesinde ve Aynanın İçinden (Çev.. Tomris Uyar) kitapları duruyor. Hemen yanı başında JonthanSwift’ınGulliver’in Gezileri… Neden orada tuttuğumu, neden sık sık okuduğumun […]

devamını oku »

*Yazmak yaşamı dönüştürür, ama önce iyi bir okursanız; yazdıklarınız okurda da bunu sağlar. *Yazmak yaratıcılık gerektirmez, herkes yazmayı öğrenebilir. Ama yaratıcılık iyi bir kemancının dokunuşlarındaki ustalığı gerektirir. Bu da zamanla oluşur; sabır/sadakat/tutku ve çalışmayla yani. İyi bir yazarı her yazandan ayıran da budur. *Yetenek biraz da hastalıktır, çocuklukta nükseder; bir ömür boyu da sürer. Çünkü […]

devamını oku »

Bir süre önce yitirdiğimiz; ortaçağ uzmanı, romancı, akademisyen ve ünlü entelektüel Umberto Eco, gençlerin çoğu zaman kendisine “Bana yazma ile ilgili tavsiye verir misiniz?” şeklinde müracaat ettiğini anlatıyor. Eco ise onlara cevabının, “Benim tavsiyem şöyleydi: Siz onbaşı, çavuş, teğmen ve adım adım bu aşamalardan geçmeden general olamazsınız. Hemen Nobel ödülü almanın hayalini kurmayın. Çünkü bu […]

devamını oku »

1. Pişirme saatinizi ayarlayın:  İki yıl önce bu denemelerin ilkini yazdığımda bu deneme, benim yazarlığımın “pişirme saatim” hakkındaydı. Bu denemeyi hiçbir zaman göremediniz ama işte metodum: Yazmak istediğiniz zaman, bir pişirme saatini bir saatlik bir zaman dilimine (veya yarım saat de olabilir) ayarlayın ve saat ötene kadar oturup yazın. Eğer yazmaktan hala nefret ediyorsanız, sonraki bir […]

devamını oku »

“Bu yola çıkmalısın” buyruğunu bir kez bile duyduysanız doldurun aküleri, yapın hazırlığı ve basın gaza; yol uzun ve her aşama sizden daha çok şeyi bilmenizi,  daha uzağı görmenizi isteyecek. Görme ve dinleme hassasiyetinizi geliştirin. Diğer üç duyumuzun algıları da önemli elbet ama varoluşa kalemin ucundaki mercekten bakabilmek ve söylenmeyeni de duymayı öğrenmek yol hazırlığının ilk […]

devamını oku »

Yazma süreci keyifli bir iş değildir. Yazarın kendisiyle, toplumla, inancı ya da inançsızlığıyla, geçmişiyle, anasıyla, babasıyla, aşklarıyla… yüzleşmesidir ve bu tahmin edeceğiniz gibi zor iştir. Bu gerçeği göğüsleme cesaretiniz yoksa yazma sevdasından vazgeçin. Yükseklik korkusu olan biri uçurumun kenarında duramaz. Demem o ki özgürlük korkunuz varsa yazmayın. Esin perisi acılarınızdır, kimselere söyleyemedikleriniz, dert edindikleriniz, kıskançlıklarınız, […]

devamını oku »

Yalnız kalmayı beklemeyin. Onun için mücadele edin. Onu sevin. Yalnız kalmak her şeyden şüphe duymanız için gereken ortamı hazırlayacak. Ne kadar çok kuşku duyarsanız o kadar iyi yazarsınız. Başlangıçta yazdıklarınız başka bir yazarınkine benzetilirse hep o yazara benzersiniz. Bunun zamanla değişeceğini; tarzınızın oturacağını söyleyenlere inanmayın. Ya benzersiz olursunuz, ya da olmazsınız. Kendiniz olmak için de […]

devamını oku »

(1) Efendinin gözüyle gör, kölenin diliyle yaz. (2) Her şeye karşı olmak zorundasın. “Bağzı” şeylere bile ayrıcalık tanıyamazsın. (3) Çıktıktan sonra merdiveni itebilirsin. Ama merdivenin tamamını çıktıktan sonra. (4) Ertelenmiş samimiyet, samimiyet değildir; o halde samimi metin yoktur. (5) Gerçek hayatta romanlardaki kadar karakter yoktur. (Orhan Pamuk) Çünkü karakter, iki kişi arasındaki ilişkinin üçüncü kişi […]

devamını oku »

Otosansürü bir kenara bırakın. O ne der, bu ne derciden yazar olmaz. Karakterlerinizle aranıza mesafe koyun. Sizi ele geçirmelerine izin vermeyin, yoksa bir metot oyuncusuna dönüşürsünüz ve tüm karakterleriniz, baskın ana karakteriniz gibi konuşmaya başlar. Bir karakterin tarzının diğerlerini etkilemesine izin vermeyin. Her hikâyenin kendine ait bir yazı fontu vardır. Hikâyenize yakışan fontu bulun… (Hayır, […]

devamını oku »

1 – Çok okuyun ve kalbinize, aklınıza en çok hitap eden kitapları üçer beşer kez okuyun. Bu kural filmler için de geçerli. Özellikle başlangıç aşamasında kitaplar ve filmlerle ‘one night stand’ takılanların gri hücreleri yeterince idman yapamaz. Kitapları sadece bir kez okuyup geçen kimselerden iyi yazar çıkmaz. 2 – Televizyon izlemeden duramayan, Nomofob (cep telefonu […]

devamını oku »

1. Hiç unutmamalısın ki yazan kişiden yazar kişiye doğru inişli çıkışlı bir yol seni bekliyor. Bu yolu yürüyebilmenin en önemli kuralı “okuryazar” olmaktır. Okumaz yazarlık, yazı karşısında yazan kişiyi bir zavallıya dönüştürür. 2. Yazar ideal okurun kendisidir. Dış dünyaya ve okura karşı birinci dereceden sorumluluğu yoktur yazarın. Kendine; yazının disiplinlerine, iç dinamiklerine karşıdır asıl sorumluluğu. […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z