Masthead header

Category Archives: yazarlardan tavsiyeler

*Kitabevinde sonunda aradığım kitabı bulabilmiştim; Sanat Neye Benzer. Hemen aldım ve masama kavuşur kavuşmaz okumaya başladım. Yazarımızın (Miguel Tamen) “Ne Beklemeli” başlıklı giriş yazısı sarmaladı beni. Bu kitabı neden okuduğumu biliyordum. Masamda LewisCarroll’ınAlice Harikalar Ülkesinde ve Aynanın İçinden (Çev.. Tomris Uyar) kitapları duruyor. Hemen yanı başında JonthanSwift’ınGulliver’in Gezileri… Neden orada tuttuğumu, neden sık sık okuduğumun […]

devamını oku »

*Yazmak yaşamı dönüştürür, ama önce iyi bir okursanız; yazdıklarınız okurda da bunu sağlar. *Yazmak yaratıcılık gerektirmez, herkes yazmayı öğrenebilir. Ama yaratıcılık iyi bir kemancının dokunuşlarındaki ustalığı gerektirir. Bu da zamanla oluşur; sabır/sadakat/tutku ve çalışmayla yani. İyi bir yazarı her yazandan ayıran da budur. *Yetenek biraz da hastalıktır, çocuklukta nükseder; bir ömür boyu da sürer. Çünkü […]

devamını oku »

Bir süre önce yitirdiğimiz; ortaçağ uzmanı, romancı, akademisyen ve ünlü entelektüel Umberto Eco, gençlerin çoğu zaman kendisine “Bana yazma ile ilgili tavsiye verir misiniz?” şeklinde müracaat ettiğini anlatıyor. Eco ise onlara cevabının, “Benim tavsiyem şöyleydi: Siz onbaşı, çavuş, teğmen ve adım adım bu aşamalardan geçmeden general olamazsınız. Hemen Nobel ödülü almanın hayalini kurmayın. Çünkü bu […]

devamını oku »

1. Pişirme saatinizi ayarlayın:  İki yıl önce bu denemelerin ilkini yazdığımda bu deneme, benim yazarlığımın “pişirme saatim” hakkındaydı. Bu denemeyi hiçbir zaman göremediniz ama işte metodum: Yazmak istediğiniz zaman, bir pişirme saatini bir saatlik bir zaman dilimine (veya yarım saat de olabilir) ayarlayın ve saat ötene kadar oturup yazın. Eğer yazmaktan hala nefret ediyorsanız, sonraki bir […]

devamını oku »

“Bu yola çıkmalısın” buyruğunu bir kez bile duyduysanız doldurun aküleri, yapın hazırlığı ve basın gaza; yol uzun ve her aşama sizden daha çok şeyi bilmenizi,  daha uzağı görmenizi isteyecek. Görme ve dinleme hassasiyetinizi geliştirin. Diğer üç duyumuzun algıları da önemli elbet ama varoluşa kalemin ucundaki mercekten bakabilmek ve söylenmeyeni de duymayı öğrenmek yol hazırlığının ilk […]

devamını oku »

Yazma süreci keyifli bir iş değildir. Yazarın kendisiyle, toplumla, inancı ya da inançsızlığıyla, geçmişiyle, anasıyla, babasıyla, aşklarıyla… yüzleşmesidir ve bu tahmin edeceğiniz gibi zor iştir. Bu gerçeği göğüsleme cesaretiniz yoksa yazma sevdasından vazgeçin. Yükseklik korkusu olan biri uçurumun kenarında duramaz. Demem o ki özgürlük korkunuz varsa yazmayın. Esin perisi acılarınızdır, kimselere söyleyemedikleriniz, dert edindikleriniz, kıskançlıklarınız, […]

devamını oku »

Yalnız kalmayı beklemeyin. Onun için mücadele edin. Onu sevin. Yalnız kalmak her şeyden şüphe duymanız için gereken ortamı hazırlayacak. Ne kadar çok kuşku duyarsanız o kadar iyi yazarsınız. Başlangıçta yazdıklarınız başka bir yazarınkine benzetilirse hep o yazara benzersiniz. Bunun zamanla değişeceğini; tarzınızın oturacağını söyleyenlere inanmayın. Ya benzersiz olursunuz, ya da olmazsınız. Kendiniz olmak için de […]

devamını oku »

(1) Efendinin gözüyle gör, kölenin diliyle yaz. (2) Her şeye karşı olmak zorundasın. “Bağzı” şeylere bile ayrıcalık tanıyamazsın. (3) Çıktıktan sonra merdiveni itebilirsin. Ama merdivenin tamamını çıktıktan sonra. (4) Ertelenmiş samimiyet, samimiyet değildir; o halde samimi metin yoktur. (5) Gerçek hayatta romanlardaki kadar karakter yoktur. (Orhan Pamuk) Çünkü karakter, iki kişi arasındaki ilişkinin üçüncü kişi […]

devamını oku »

Otosansürü bir kenara bırakın. O ne der, bu ne derciden yazar olmaz. Karakterlerinizle aranıza mesafe koyun. Sizi ele geçirmelerine izin vermeyin, yoksa bir metot oyuncusuna dönüşürsünüz ve tüm karakterleriniz, baskın ana karakteriniz gibi konuşmaya başlar. Bir karakterin tarzının diğerlerini etkilemesine izin vermeyin. Her hikâyenin kendine ait bir yazı fontu vardır. Hikâyenize yakışan fontu bulun… (Hayır, […]

devamını oku »

Öncelikle yazmak için bir meseleniz olsun, meselenin küçüğü-büyüğü olmaz. Bakınız: Çehov’un bütün eserleri… Elma’ya alma demek her zaman mümkündür. Ama sırf alma diyeceğim diye lafı yedi yerden dolandırıp, imgeleri, metaforları okurun üzerine yığmayın. Yalınlıkla basitliğin uzaktan yakından bir akrabalığı yoktur. Yalın dilin küreği derinlere dalar, basit olan çer çöple uğraşır. Toprağı eşelemeyin, kazın! Ne kadar […]

devamını oku »

1 – Çok okuyun ve kalbinize, aklınıza en çok hitap eden kitapları üçer beşer kez okuyun. Bu kural filmler için de geçerli. Özellikle başlangıç aşamasında kitaplar ve filmlerle ‘one night stand’ takılanların gri hücreleri yeterince idman yapamaz. Kitapları sadece bir kez okuyup geçen kimselerden iyi yazar çıkmaz. 2 – Televizyon izlemeden duramayan, Nomofob (cep telefonu […]

devamını oku »

1. Hiç unutmamalısın ki yazan kişiden yazar kişiye doğru inişli çıkışlı bir yol seni bekliyor. Bu yolu yürüyebilmenin en önemli kuralı “okuryazar” olmaktır. Okumaz yazarlık, yazı karşısında yazan kişiyi bir zavallıya dönüştürür. 2. Yazar ideal okurun kendisidir. Dış dünyaya ve okura karşı birinci dereceden sorumluluğu yoktur yazarın. Kendine; yazının disiplinlerine, iç dinamiklerine karşıdır asıl sorumluluğu. […]

devamını oku »

1. İyi yazmayı öğrenmek, derin okumayı öğrenmekle de ilgili. Bir romanı “derin” incelemeye almak; verilen ipuçlarının peşine düşerek yazarın zihin haritasını çıkarmaktır aslında. Tüm romanı okuyup bitirdiğinizde ancak fark edebildiğiniz küçük detayların, nasıl büyük resmin parçası olduğunu görmek sizi büyüleyecektir. İyi bir okur olarak, kendi romanlarınızın da okuru olup olmayacağınızı düşünün. 2. Yazacağınız konuyla ilgili […]

devamını oku »

1. Edebiyatın hangi türünde yazarsanız yazın; samimi olun. Metnin kurmaca olması, samimiyetten uzak durulmasını gerektirmez. Edebiyat tarihinin bütün büyük yapıtları, kurmacayı bile çok samimi bir dille yansıtmışlardır. Edebiyatın günümüzdeki en büyük açmazıdır samimiyetsizlik. 2. Sadece kendiniz için yazın. Yazma sürecinde okuru, kitapçı rafını, kapak tasarımını, tanıtım yazılarını asla düşünmeyin, gözünüzde canlandırmayın. Yazdığınız metni kimin nasıl […]

devamını oku »

1. Biri yazarlığın ufka bakıp ilham gelsin diye beklenen bir iş olduğunu sanmanıza sebep olduysa ondan uzak durun. Özellikle roman yazarlığı, her tür hormonu pompalayan iniş çıkışlarının yanı sıra, tekdüze, bunaltıcı ve yalnız bir iş. “Çok zor valla çok” demiyorum kesinlikle, eminim daha zorları vardır, ikliminden söz etmeye çalışıyorum. Kıyaslamak gerekirse bence en çok askerliğe […]

devamını oku »

1. Metni yakınlarına okutma; yazarlığın başındaysan ya ilişkilerin zarar görür ya yazdıklarınla ilgili “nesnel” bir değerlendirme gelmez. Mümkünse profesyonellerle çalış. 2. Romana beton kalıp gözüyle bakan bir mühendis gibi yaklaşma; bazen çamur yoğuran, bazen mermer yontan bir heykeltıraş gibi yaklaş. 3. Romanı, ayrıntıların çoğunu unutmaya başladığın ana kadar dinlendir. Sonra yeniden ele al. 4. Romanın […]

devamını oku »

1. Yazma üzerine öneri aynı zamanda nasıl yazar olunur gibi popüler ve çok sevilen bir soruya yanıt gibi görülebilir. Ancak hemen söyleyeyim, nasıl yazar olunabileceğini bilmiyorum ama kendi deneyimlerimden, yazı için gerekli bazı ritüellerimden söz edebilirim.  Benim yazarlığım çocukluktan itibaren edindiğim okuma alışkanlığının bir parçası ve uzantısı. Kısaca yazarlık iyi bir edebiyat okuru olmaktan ve […]

devamını oku »

1.Cümleleriniz kısa da olsa onları geniş tutun. Yazmak ciddi bir iştir; her sabah işe gider gibi her gün yazıya gidin. Ama bir yere yetişmiyorsunuz, acele etmeyin. Siz ne iseniz yazınız da odur, samimi olun. Yazının içinde kendinizi görün ve gösterin. Yazının kılcal damarları olduğunu unutmayın ve oralarda dolaşmanın keyfini sürün. Yazdıklarınız aynı zamanda okuduklarınızdır. Neleri […]

devamını oku »

1. Yazmak, doğru yerde yazmamak, eksik bırakmak da demektir bir yandan. 2. Yazmak, başka yaşamların korkularını, acılarını, mutluluklarını, hırslarını, kıskançlıklarını da yaşamaktır. Yazmak, yaşam alanını genişletmektir. Farkındalığını arttırmaktır. Daha derini görmektir. Bu, aynı zamanda bir sorumluluktur. Kim ne derse desin, bunu ciddiye alın. 3. Gösterişli cümleler kurmaya çalışmak; ilgi çekmek için takla atmaya benzer. Cümleleriniz […]

devamını oku »

1. “Yazar olmak” istiyorsanız, hiç zahmete girmeyip okur olmanın tadını çıkarın. Yok, istediğiniz ve keyif aldığınız şey “yazmak” ise, durmayın devam edin. 2. Kurşunkalemle dost olun, sıcak ve samimidir. 3. Aklınıza anlatılmaya değer bir şey geldiyse… Aklıma gelmişken, aklınıza gelen anlatılmaya değer bir şey değilse hiç yormayın kendinizi. 4. Aklınıza anlatılmaya değer bir şey geldiyse, […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z