Masthead header

Category Archives: yazarlardan tavsiyeler

Nobel ödüllü yazar William Faulkner, 1958 yılında Paris Review ile yaptığı röportajda, “genç yazarlar, bir teoriye uymada beceriksiz olabiliyorlar,” diyor: “Kendi hatalarınızdan ders çıkarmayı öğrenmelisiniz. Bir insan yalnızca hatalarından bir şeyler öğrenir. İyi bir sanatçı, hiçkimsenin kendisine tavsiye verecek kadar iyi olmadığına inanır.” Bunları söyleyen Faulkner, Virginia Üniversitesi’nde writer-in-residence (bir konuyu araştırmak için belirli bir […]

devamını oku »

Yazar olmanın ilk koşulu en az on altı defa “Bildiğini yaz!” diye uyarılmaktır. İkinci koşulu ise yayıncılık hayatınızın geleceği ile ilgili korkular tarafından kemirilmektir; fakat bu başka bir gün değinilecek bir konu. “Bildiğini yaz” yazı yazmanın ana kurallarından biri olmasına karşın çoğu zaman doğrudan ziyade yanlış bir yönlendirmedir. Kuşkusuz yazarlar yalnızca kişisel deneyimlerini yazsalar kurgusal […]

devamını oku »

Şu son iki ay sosyal medya ile ilişkimi tamamen koparmış bulunmaktayım. Ve geri dönebileceğimden de emin değilim.  Geçenlerde kocamla birlikte iki yıldır ilk defa tatile çıktık. İkimiz de uzun zamandır o kadar ağır çalışıyorduk ki, dinlenip gevşemeye çok ihtiyacımız vardı. Ben kitabımın son kontrollerini tamamlayıp teslim etmiştim. Tam bir ay boyunca bir sürü aile ziyareti […]

devamını oku »

Margaret Atwood’un yazmak üzerine on maddelik listesi şöyle: Uçakta yazmak için yanınıza kurşunkalem alın. Tükenmezler akıyor. Ama ya kurşunkalemin ucu kırılırsa, yanınızda bıçak taşıyamayacağınız için uçakta onu açamazsınız. Bu yüzden yanınızda iki kurşunkalem olsun. Eğer iki kurşunkalemin de ucu kırılırsa, onları metal ya da cam bir tırnak törpüsüyle kabaca bileyebilirsiniz. Yanınıza üzerine yazmak için bir […]

devamını oku »

Yazar olarak kişisel tecrübelerim bir yana, çok sayıda yazar dostum var; yazar olan akrabalarım, arkadaşlarım ve zamanında çıktığım insanlar…  Yani bir yazarla olabilecek ilişki durumlarını farklı açılardan gözlemledim diyebilirim. Böylece yakın olduğum yazarlara destek olmanın en iyi yollarından birkaç tanesini sıraladım sanırım. Her ne kadar “standart beden, herkese olur” gibi bir seçenek bulunmadığını hatırlamakta fayda […]

devamını oku »

1. Edebiyatın hangi türünde yazarsanız yazın; samimi olun. Metnin kurmaca olması, samimiyetten uzak durulmasını gerektirmez. Edebiyat tarihinin bütün büyük yapıtları, kurmacayı bile çok samimi bir dille yansıtmışlardır. Edebiyatın günümüzdeki en büyük açmazıdır samimiyetsizlik. 2. Sadece kendiniz için yazın. Yazma sürecinde okuru, kitapçı rafını, kapak tasarımını, tanıtım yazılarını asla düşünmeyin, gözünüzde canlandırmayın. Yazdığınız metni kimin nasıl […]

devamını oku »

1. Amerikalılar gibi değil, Japonlar gibi düşünün. Amerikalı çizgi roman sanatçısı ve teorisyeni Scott McCloud, ünlü çalışması “Understanding Comics”de, Amerikan kültürünü hedefe odaklı bir kültür olarak tanımlar. Burada eserin finali çok önemlidir ve sonuç izlenen yolu aklar. Ancak Japon kültüründe, bu sonuca nasıl ulaşıldığı daha büyük önem taşır.  2. Gerçekçi olmak için gerçek hayata başvurmayın.  […]

devamını oku »

1. Her durum ve koşulda, gerçek olanı anlayabilme önyargısızlığını edinmeli. Gerçekliği, eğip bükecek, bozup yeniden kuracak kadar duyumsayabilmeli; hayatla kendi arasında sürekli yeni oyunlar kuracak kadar hınzır olabilmeli. 2. Herkesin düşündüğüne kuşkuyla yaklaşacak, çoğunluğun baktığı yerde durmayacak kadar başına buyruk; bir gece boynu bükük bir romantik, bir başka gece mağrur bir anarşist olarak uykuya dalabilecek […]

devamını oku »

Öncelikle yazmak için bir meseleniz olsun, meselenin küçüğü-büyüğü olmaz. Bakınız: Çehov’un bütün eserleri… Elma’ya alma demek her zaman mümkündür. Ama sırf alma diyeceğim diye lafı yedi yerden dolandırıp, imgeleri, metaforları okurun üzerine yığmayın. Yalınlıkla basitliğin uzaktan yakından bir akrabalığı yoktur. Yalın dilin küreği derinlere dalar, basit olan çer çöple uğraşır. Toprağı eşelemeyin, kazın! Ne kadar […]

devamını oku »

1. Aklınızı meşgul eden başka bir şey varsa yazmayın, mümkünse gidip önce o işi halledin; kelimeler aklınıza takılan şeye takılmasınlar. 2. Ortak aklın çayırlarından gelen sesler çoğu zaman size sizin sesinizmiş gibi görünür; ayıklayın onları, kulak asmayın! 3. En çok hangi yazarı seviyorsanız, yazdıklarınızı sadece o yazar okuyacakmış gibi yazın; bu, bir metni fazlalıklardan ve […]

devamını oku »

1. Yalnızlığınızı sevin. Yazmanın birinci şartı yalnızlık ve sessizliktir. 2. Kendi eksiklerinizi ve fazlalarınızı iyi tanıyın. Yazacağınız her cümlenin, geliştireceğiniz her karakterin kaynağı orasıdır. 3. Okuru eğlendirmek ayıp değildir, sıkmak da. Dengeyi iyi kurun. 4. Ailenin, eşin, dostun, annenin, babanın, komşunun, başkasının düşüncesinin ve değer yargılarının aşırı önemsendiği bir kültürde edebiyat eseri üretmek, akıntıya karşı […]

devamını oku »

1. “Yazar olmak” istiyorsanız, hiç zahmete girmeyip okur olmanın tadını çıkarın. Yok, istediğiniz ve keyif aldığınız şey “yazmak” ise, durmayın devam edin. 2. Kurşunkalemle dost olun, sıcak ve samimidir. 3. Aklınıza anlatılmaya değer bir şey geldiyse… Aklıma gelmişken, aklınıza gelen anlatılmaya değer bir şey değilse hiç yormayın kendinizi. 4. Aklınıza anlatılmaya değer bir şey geldiyse, […]

devamını oku »

1. Merakınızın peşinden gidin “Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım.” Sizin merakınızı çeken nedir? Neyi en çok merak ediyorsunuz? Benim merak ettiğim neden bazı insanların başarılı olup bazılarının olamadığıdır. Bu yüzden yıllarca başarı üzerine çalıştım. Merakınızın peşinden giderseniz başarıya ulaşırsınız. 2. Barışçıl olun Milliyetçilik bir çocukluk hastalığıdır. İnsan ırkının kızamığıdır. Eğer bir […]

devamını oku »

“Yetenek tek başına bir yazar yaratamaz!” Ralph Waldo Emerson John Steinbeck’in 1963 yılında, yazarlığa başlayanlar için kaleme aldığı yazı: “Birçok mükemmel hikaye yazdım, ama şansımı deneyip yazmanın dışında onların nasıl yazıldığını hala bilmiyorum” Sevgili yazar, Stanford’daki hikaye yazma kursuna katılmamın üstünden çok uzun zaman geçmesine rağmen, o zamanki tecrübelerimi çok iyi hatırlıyorum. Gözlerim parlıyordu ve […]

devamını oku »

1. Metni yakınlarına okutma; yazarlığın başındaysan ya ilişkilerin zarar görür ya yazdıklarınla ilgili “nesnel” bir değerlendirme gelmez. Mümkünse profesyonellerle çalış. 2. Romana beton kalıp gözüyle bakan bir mühendis gibi yaklaşma; bazen çamur yoğuran, bazen mermer yontan bir heykeltıraş gibi yaklaş. 3. Romanı, ayrıntıların çoğunu unutmaya başladığın ana kadar dinlendir. Sonra yeniden ele al. 4. Romanın […]

devamını oku »

*Kitabevinde sonunda aradığım kitabı bulabilmiştim; Sanat Neye Benzer. Hemen aldım ve masama kavuşur kavuşmaz okumaya başladım. Yazarımızın (Miguel Tamen) “Ne Beklemeli” başlıklı giriş yazısı sarmaladı beni. Bu kitabı neden okuduğumu biliyordum. Masamda LewisCarroll’ınAlice Harikalar Ülkesinde ve Aynanın İçinden (Çev.. Tomris Uyar) kitapları duruyor. Hemen yanı başında JonthanSwift’ınGulliver’in Gezileri… Neden orada tuttuğumu, neden sık sık okuduğumun […]

devamını oku »

*Yazmak yaşamı dönüştürür, ama önce iyi bir okursanız; yazdıklarınız okurda da bunu sağlar. *Yazmak yaratıcılık gerektirmez, herkes yazmayı öğrenebilir. Ama yaratıcılık iyi bir kemancının dokunuşlarındaki ustalığı gerektirir. Bu da zamanla oluşur; sabır/sadakat/tutku ve çalışmayla yani. İyi bir yazarı her yazandan ayıran da budur. *Yetenek biraz da hastalıktır, çocuklukta nükseder; bir ömür boyu da sürer. Çünkü […]

devamını oku »

Bir süre önce yitirdiğimiz; ortaçağ uzmanı, romancı, akademisyen ve ünlü entelektüel Umberto Eco, gençlerin çoğu zaman kendisine “Bana yazma ile ilgili tavsiye verir misiniz?” şeklinde müracaat ettiğini anlatıyor. Eco ise onlara cevabının, “Benim tavsiyem şöyleydi: Siz onbaşı, çavuş, teğmen ve adım adım bu aşamalardan geçmeden general olamazsınız. Hemen Nobel ödülü almanın hayalini kurmayın. Çünkü bu […]

devamını oku »

1. Pişirme saatinizi ayarlayın:  İki yıl önce bu denemelerin ilkini yazdığımda bu deneme, benim yazarlığımın “pişirme saatim” hakkındaydı. Bu denemeyi hiçbir zaman göremediniz ama işte metodum: Yazmak istediğiniz zaman, bir pişirme saatini bir saatlik bir zaman dilimine (veya yarım saat de olabilir) ayarlayın ve saat ötene kadar oturup yazın. Eğer yazmaktan hala nefret ediyorsanız, sonraki bir […]

devamını oku »

“Bu yola çıkmalısın” buyruğunu bir kez bile duyduysanız doldurun aküleri, yapın hazırlığı ve basın gaza; yol uzun ve her aşama sizden daha çok şeyi bilmenizi,  daha uzağı görmenizi isteyecek. Görme ve dinleme hassasiyetinizi geliştirin. Diğer üç duyumuzun algıları da önemli elbet ama varoluşa kalemin ucundaki mercekten bakabilmek ve söylenmeyeni de duymayı öğrenmek yol hazırlığının ilk […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z