Masthead header

Category Archives: okumalık

9./ Zamanın eşiğinde İnsan dünyanın öte ucunda, bir yerden bir yere trenle giderken ve yolda Clarice Lispector’u okurken ne düşünür? Bu kişi yapayalnız biriyse ve yolculukları seviyorsa, yolculuklarında yazmak için nefes alıyorsa üstelik… O yola çıkış saati öncesinde tren garında, trenin geliş saatini beklerken G.H.’ye Göre Çile’yi okuduğunu söyleyince dostuna, Linspector’un diğer yazdıkları gelmişti birden […]

devamını oku »

1./ geçişsizlik Sözü taşıdığınız yerden bakıyorum size. Değişken bir duruşla yol alınan zamanınıza. Oradaki hızın sarsalayan yanlarına… Ama bizi çağıran düşüncenin, dahası mekânın yolcusu olmak gene de anlamlıdır. Bir yerden bir yere giderken taşıdığımız heyecan/kaygı, biraz da merak bizim yolculuk halimizi de tanımlamaz mı? Geçişsizlik dediğim de budur biraz! Bekleyişler, kaygılar, yeniden yaşamaların eşiğinde duruşlar… […]

devamını oku »

İnsana dokunursunuz Dokunur taşrada insan size; bakışı, duruşu, yaşayışı ve bir sözüyle. Sinik, kendi halinde görünen o insan; her şeyiyle hayatın içindedir. Dokunduğunuz toprağın nemini nerden geldiğini bilir, gölgesinde oturduğunuz defne ağacının manolya olduğuna iddia etmeniz boşunadır onun yanında. Hangi yönden esen rüzgârın insana iyi gelmeyeceğini bilir o. Bir sözü başka bir sözle karşılarken mutlaka […]

devamını oku »

“Hakikaten de eğer sizin istediğiniz gibi dünya  bir gün cidden tamamen anlaşılır hale gelse   içiniz sıkılırdı.” Friedrich Schligel Bakışsız bakışlarından anlıyordun onu kederlendireni. Yetinmeyen bir duyguda yaşadığını bilsen de, söz etmemiş, imada bulunmamış; yalnızca ona rüyanı anlatmıştın. İnsanı mutsuz veya mutlu eden her şey rüyanızda bir ayna metaforuyla karşınıza  çıkabilir. Veya derin bir sızı, acı […]

devamını oku »

Apar topar girdim kâbeye… Alnımdan burun kanatlarıma, ensemden kuyruk sokumuma hücum ediyordu tuzlu mu tuzlu ter kuvvetleri… Zamkinosları ekarte edip cızlamı çekmişim, dilim de damağıma yapışmış… Antifiriz şart bünyeye… Boş bi’ masa bulup bıraktım alesta emanet bedenimi sandalyeye. Oh yeah, dedi zırtapozun teki! Tükürür gibi baktım andavala, sararmış dişlerini gözüme sokarcasına güldüğünü zannediyordu. Canım burnumdayken […]

devamını oku »

“Söylesek kendini çoğaltacak güzel sözlerimiz” Gülten Akın                                               “Adına yakışır bir gülüş arıyordum.” Böyle deyip sustun. Bakışların gözlerindeydi. Rengine ad veremiyordun. Çünkü her bakışta değişiyor, alaşımlanıyordu adeta. Sesindeki yalnızlık, içteki burukluğunu yansıtıyordu az çok. O her ne kadar ses tellerini üşütmeye verse de bunu… “Bugün siz konuşacaksınız, ben susacağım ne yazık ki,” demişti demesine ama, sözü […]

devamını oku »

Kurt Vonnegut Jr. (1922-2007), kara mizah ustalığı, özgün üslubu, sade ve sivri diliyle Amerikan edebiyatına damga vurmuş sıra dışı bir yazardı. Nitekim Amerikalı yazar, senarist ve yönetmen Michael Crichton,  Vonnegut için şöyle der bir yazısında: “Kurt Vonnegut Jr, dayanılmaz derecede acı veren şeyler hakkında yazıyor. Romanları otomasyona ve bombalara dair en derin korkularımıza, en derin […]

devamını oku »

“Soğuk yokluklarda yakamıza yapışan bu ateşli hastalığı, bu bilinmeyen ülkenin  özlemini, bu merak bunaltısını bilir misin?” Baudelaire Bilirdim ki, kar yağıp yollar kapansa da, gene onlar bana gelecek. Sobayı alevlendirir, güğüme su ekler, odunların kurularını seçip yazı tahtasının ucuna, kapı arkasına istif ederdim… Gözüm yollarda izlerde kalırdı. Önlerinde sakolu bir adam, art arda el ele […]

devamını oku »

Rodos’ta romanın izinde O romana dönmek düşüncesine kapıldım Rodos’ta. Ansızın karşıma çıkan bir başka roman kahramanı, “ben senin romanındayım,” dercesine konuşması beni o kıyıya götürdü. Ama daha ötesi, gidip Karacasöğüt Köyü’nde ziyaret ettiğin “kayıp yazar”, sana annesinin öyküsünü anlatırken kendi öyküsüyle de gelip romanına yansımıştı. Dahası bir roman kahramanı olarak onu alıp Ada’da gezinmiştin. Ötede, […]

devamını oku »

Margaret Atwood’un yazmak üzerine on maddelik listesi şöyle: Uçakta yazmak için yanınıza kurşunkalem alın. Tükenmezler akıyor. Ama ya kurşunkalemin ucu kırılırsa, yanınızda bıçak taşıyamayacağınız için uçakta onu açamazsınız. Bu yüzden yanınızda iki kurşunkalem olsun. Eğer iki kurşunkalemin de ucu kırılırsa, onları metal ya da cam bir tırnak törpüsüyle kabaca bileyebilirsiniz. Yanınıza üzerine yazmak için bir […]

devamını oku »

Henry Miller, yazdığı kitaplardan anlaşıldığı üzere biraz serbest bir yazar. Bu yüzden yazarken uymaya dikkat ettiği tam 11 maddelik bir “kanunnamenin” olması size biraz ilginç gelebilir. Yazar, bu kuralları ilk romanı Yengeç Dönencesi kitabını yazarken oluşturmuş. Yeni ortaya çıkan kitabı Henry Miller on Writing (Henry Miller Yazıyor), yer alan ‘yazı kanunnamesi’nde yazarın kişisel notlarının yanı […]

devamını oku »

Kitap okumak bireysel bir yolculuktur. Kimileri bu yolda ilerlerken okuduğu, incelediği, daha sonra okumak üzere not aldığı, belki sadece ismini duyduğu kitapları ilgi alanına göre listeler. Senem Gezeroğlu, Edebiyat Haber okurları için “MEKÂN”ı merkeze alan, ya bütünü ya içeriği ya da ismiyle mekânın sınırlarında dolaşan kitapları seçti. Sayısı 10 ile sınırlandırılmış bu kitap listesi kişisel […]

devamını oku »

Kısa cümleler yaz. Her zaman kısa bir cümleyle başla. Dinamik bir dilin olsun. Pozitif ol, negatif olma. Kullandığın dil yaşadığın zamana ait olmalı, yoksa işe yaramaz. Sıfatların aşırı kullanımdan kaçın; özellikle de “harika, büyük, muhteşem, inanılmaz” gibi sıra dışı durumları söyleyenlerinden. Gerçekten yeteneği olan ve söylemek istediği şeyler hakkında samimiyetle hissettiklerini yazan hiç kimse bu […]

devamını oku »

John Steinbeck, edebiyat dergisi “The Paris Review”a 1975 senesinde verdiği röpörtajda yazarlara 6 tavsiye sunmuştu. O tavsiyeleri sizin için derledik. 1. Kitabı yazmayı tamamlayamayacağınız fikrinden kurtulun. Tek seferde 400 sayfa yazmayı denemeyin, günde 1 sayfa yazın. Bitirdiğiniz zaman şaşıracaksınız. 2. Özgürce ve mümkün olduğunca hızlı yazın. Yazacaklarınızı bitirene kadar asla yazdıklarınızı düzeltmeyin veya değiştirmeyin. İşinizi […]

devamını oku »

“Bir insanın duyduğu ya da gördüğü   şeyler yaşamın iplikleridir, ve onları  belleğin örekesinden dikkatle    çekebilirse, onların hakkını veren inanç giyitlerini dokuyacaktır.”                    Resul Hamzatov 1./ İz düşüren “Kendisini yaratan korku,” bir kenara yazıyorum bunu, Edward Bond’un yazdıklarını gözden geçirirken karşıma çıkan kavramlardan biri “korku”…  Diğerleri; “şiddet”, “saldırganlık”… Toplumun masumiyetini nasıl yitirdiğini anlatıyor bize Bond oyunlarında. Onu […]

devamını oku »

Uzaklıktaki  yakınlık Dinmesini beklemek istedin, bir süre geçmeliydi. Dönüp düşününce o ânı, yargılamak yerine anlamak, unutmak yerine hissettiklerimi dile getirmek için. Bazı sözler geldi dilinin, aklının ucuna. Sizi bir araya getirenin ne olduğunu anlamak için de yeterli ipucuydu sanki bunlar: Duygulanış: istenen, kendini bulmak, orada yaşamak; yeniden ruhunu keşfediş. Dokunmak: bunları taşıyan, ama bir o […]

devamını oku »

Yazar olmanın ilk koşulu en az on altı defa “Bildiğini yaz!” diye uyarılmaktır. İkinci koşulu ise yayıncılık hayatınızın geleceği ile ilgili korkular tarafından kemirilmektir; fakat bu başka bir gün değinilecek bir konu. “Bildiğini yaz” yazı yazmanın ana kurallarından biri olmasına karşın çoğu zaman doğrudan ziyade yanlış bir yönlendirmedir. Kuşkusuz yazarlar yalnızca kişisel deneyimlerini yazsalar kurgusal […]

devamını oku »

Zaman burgaçlarında bir anlatıcı: Christa Wolf Benim için şaşırtıcı, bir o kadar da bağlanılası bir yazardır Christa Wolf. Kassandra ve Kesinti romanlarını “hiç bitmesinler” diyerek okuduğumu, bir defter dolusu notlar çıkardığımı söylersem bunu bir abartı olarak almayın sevgili okurum. 2004’te, Frankfurt Kitap Fuarı’nda yapıtlarının ardına düşmem biraz da bundandı. Okuyacağı kitapları, okumak istediği yazarların yapıtlarını […]

devamını oku »

Edebi bir eser ortaya çıkartmak kadar, ona bir isim bulmak da güçtür. Aşağıdaki listede, bugün severek okuduğumuz pek çoğu artık klasikleşmiş eserin, isim konusunda başlarından geçenlerle ilgili ilginç bilgiler bulacaksınız. Bir kısmı sadece pazarlama gayesiyle, bir kısmı da daha akılda kalıcı olması amacıyla isimleri değiştirilen 10 edebiyat eseri: 1. Muhteşem Gatsby F. Scott Fitzgerald, ‘Great Gatsby’ […]

devamını oku »

Dil, düşünmenin, sanat ve bilimi geliştirmenin, insanın özgürleşmesinin dolayımı olarak kullanıldığı gibi, yönlendirme ve güdüleme aracına da indirgenebilir. Dilsel kurgulama ve tasarım, düşünmeyi biçimlendirir. Her türlü düşünce ve düşüncenin anlatımı, dilin düzenlenmesiyle, bir başka deyişle, amaçlı olarak kurgulanmasıyla olanaklıdır. Politik amaçlar için dilin araçsallaştırılması, dilsel kurgulamanın, düşünmeyi etkileme gücünü, tekil bilinçleri yönlendirme ve güdüleme gücünü […]

devamını oku »

Ç o k   O k u n a n l a r