Masthead header

Bir gazete dağıtım hikâyesinden daha fazlası! | Mehmet Özçataloğlu

FavoriteLoadingOkuma listeme ekle

mehmet-ozcataogluKekemelik, sözlükte “sesin, hecenin, sözcüğün istek dışı tutukluğudur” olarak tanımlanıyor. Bir başka deyişle tüm hecenin bitirilememesi durumu. Ve psikolojik olarak ortaya çıktığı biliniyor. Çocuklarda yetişkinlere kıyasla daha çok rastlandığı görülüyor. Kişisel gözlemlerime göre de erkeklerde kadınlara göre daha sık rastlanan bir rahatsızlık. Zaman zaman kendiliğinden düzelebildiği görülse de tedavideki temel amaç ortadan kaldırılamayan rahatsızlığı kontrol altına almaktır.

“Ünlü kekemeler kimdir?” diye yazarak sorguladığımızda ise çok ilginç isimler geliyor önümüze. Ki en ilginci de Halit Kıvanç! Kendi iradesi ve azmi ile kekemeliği yendiği gibi ülkemizin en iyi, en düzgün konuşanları arasında yer alır. Bir diğer ilgi çekici isimse Müzeyyen Senar. Onun da şarkı söylemediği zamanlarda teklediğini yazıyor kaynaklar. Dünya’dan örneklere bakınca da Çiçero’yu, Darwin’i, Einstein’ı, Marilyn Monroe’yu ve Lewis Caroll’u görüyoruz kekemeler arasında. Sözün, yazının akıp bir kitaba geleceğini biliyorsunuz. Kekemeler söz konusu ise kitap da bir kekeme üzerine diye tahmin de etmişsinizdir. Kırmızı Kedi Yayınları arasından yayımlanan Vince Vawter’ın yazdığı, Alaz Özbek’in Türkçeye çevirdiği “Gazeteci Çocuk” bugünkü kitabımız. Bu kitap bir gençlik romanı.

gazeteci cocuk-KAPAKAmerika’nın Memphis kentinde yaşayan 11 yaşındaki Victor, kasabanın en iyi beyzbol oyuncularındandır. Çok sert ve hızlı atışlar yapabilmektedir. Ancak konuşması, oyunculuğu gibi değildir. Kekelemeden, kendi adı da dâhil olmak üzere, tek bir kelime bile söyleyemez. Bir gün oyun esnasında yine sert bir atış yapmış ve gazete dağıtıcısı arkadaşı Rat’ı yaralamıştır. Gönlünü almak için de yaklaşan yaz tatilinde temmuz ayı boyunca onun yerine gazete dağıtabileceğini ve arkadaşının keyfince tatil yapabileceğini Rat’a söyler. Yalnız bilmediği bir şey vardır. Gazete dağıtımı sandığı kadar kolay bir iş değildir. Bir de müşterilerle iletişim kurma zorunluluğu vardır.

Bay Spiro o müşterilerden biridir. Ve Victor’un yaşamında önemli bir yer edinmiştir. Çünkü ona farklı bir ilgi göstermiş ve sorunun üstesinden gelebilmesi için destek olmuştur. Gerçekten de o yaz tatili Victor (gazeteci çocuk) için çok güzel bir deneyim ve değişik bir tatil olmuştur.

“Hayattaki en zor şeylerden biri kalbimizde dile getiremeyeceğimiz kelimeler olmasıdır.” Böyle diyor yazar ve ekliyor. “Gazeteci Çocuk modern konuşma terapilerinin henüz ilk adımlarının atıldığı 1959 senesinde geçiyor. Neyse ki bu alanda 50 yılda büyük aşamalar kaydedildi ama hâlâ yapılması gereken çok şey, yanıtlanması gereken birçok soru ve çözülmesi gereken gizemler var. Mucizevi DNA çalışmaları sırasında kekemeliğin kalıtsal olduğunu destekleyecek bilimsel kanıtlara rastlandı.”

Gazeteci Çocuk, yazarın hikâyesidir aslında. Bir otobiyografiyi romanlaştırmış yazar. Ve bunu da çok iyi yapmış. Kekemelerin dünyasına ilginç bir pencere açmış. Zihinlerindeki kelimeleri dışa vuramamalarının nasıl bir durum olduğunu Victor’un etkileyici hikâyesiyle okuyoruz. Sürükleyici ve dokunaklı bir gençlik romanı. Sadece olaylar değil kitaptaki yan karakterler de ilgi çekici!

Gazeteci Çocuk, aynı zamanda çok ödüllü bir kitap. Ulusal Aile Yayınları Onur Ödülü, Amerikan Kütüphaneler Birliği Dikkate Değer Kitap Ödülü, amazon.com’da 2013 yılının en iyi gençlik kitabı ve bookpage.com’da 2014 yılının en iyi çocuk kitabı ödülü künyesinde yazan ödüller.

Ülkemiz okur profilini göz önüne aldığımızda gençlerle birlikte yetişkinlere de hitap ettiğini söyleyebilirim. Ve hazır tatil uzatılmışken bu kitabı okuyun derin gençlere. Okulunuzda, sınıfınızda karşılaşabileceğiniz kekeme arkadaşlarınıza bir de bu kitabın ardından bakın.

Mehmet Özçataloğlu – edebiyathaber.net (31 Ağustos 2015)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

  • C.S. - 31/08/2015 - 13:33

    Orhan Pamuk demiş ki,”Benim için yazarlığın sırrı nerden geleceği belli olmayan ilhamda değil,inat ve sabirdadir.”Bir eleştirmen olarak sizin ilhamınız nokta atışı yapıyor,sosyal bir olgu yaratıyor.Edindiğimiz bilgiler de cabası..Victor’u sevdim,kekeme olmasını bile sevdim sayenizde…
    İnsanın kalbinden ve aklından geçenleri söyleyememesi çok acı olsa gerek.Bedene hapsolmuş bir hayat….
    Siz yazmasını iyi biliyorsunuz..Romanın döngüsüne okumadan kapılıyor insan,yazarın dediği gibi sabır ve inatla sizin eserlerinizi de okuruz belki bir gün…
    Kalpten geçenleri söylüyoruz çok şükür..
    Ama bu toplumda aklımızdan geçenleri rahatça soyleyemiyoruz herkes victor oldu.Kaleminize sağlık…Korkmadan konuşacağımız ,barış dolu zamanlarda da yazılarınızı okumak umuduyla….cevaplakapat

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z