Masthead header

Arundhati Roy’dan “Mutlak Mutluluk Bakanlığı”

FavoriteLoadingOkuma listeme ekle

mutlak_mutluluk_bakanligi_kapakArundhati Roy’un “Mutlak Mutluluk Bakanlığı” adlı romanı Suat Ertüzün çevirisiyle Can Yayınları tarafından yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Bir ülkenin ve insanlarının bazen fısıldayarak, bazen haykırarak, gözyaşları ve kahkahalarla anlatılan destansı öyküsü

“Parçalanmış bir hikâye nasıl anlatılır?

Yavaş yavaş hikâyedeki herkese,

Hayır,

hikâyedeki her şeye dönüşerek.”

Arundhati Roy ilk romanı Küçük Şeylerin Tanrısı ile 1997’de Booker Ödülü’nü kazandıktan 20 yıl sonra ikinci romanını okurlarıyla buluşturuyor.

Mutlak Mutluluk Bakanlığı, bizi yıllarca süren bir yolculuğa çıkarıyor – hikâye Eski Delhi’nin kalabalık mahallelerinden dışarıya uzanarak yeni filizlenmeye başlayan metropollere ve oradan da savaşın barış, barışın savaş anlamına geldiği, arada bir de “olağan hal” ilan edilen Keşmir Vadisi’ne ve Orta Hindistan ormanlarına açılıyor.

Bir zamanlar Afitab olan Encüm, evim dediği bir şehir mezarlığında pare pare olmuş bir halıyı seriyor yere.

Gece yarısından sonra birdenbire kaldırımın üzerinde çöpten bir beşik içinde bir bebek ortaya çıkıyor. Gizemli S.Tilottama kendisine âşık olan üç erkeğin yaşamında varlığıyla olduğu kadar yokluğuyla da yer tutuyor.

Mutlak Mutluluk Bakanlığı, hem sancılı bir aşk hikâyesi hem de belirleyici bir protesto niteliğinde. Bu hikâye bazen fısıldayarak, bazen haykırarak, gözyaşları ve kahkahalarla anlatılıyor. Hikâyenin kahramanları dünyanın sillesiyle yaralanıp aşkla ve umutla onarılan insanlar. O nedenle kırılgan oldukları kadar katılar ve asla teslim olmuyorlar.  Bu büyüleyici, harikulade kitap bir romanın ne yapabileceğini ve ne olabileceğini yeniden keşfediyor. Ve her sayfasında Arundhati Roy’un mucizevi hikâye anlatma yeteneğini yansıtıyor.

“Parçalanmış bir hikâye nasıl anlatılır? Yavaş yavaş hikâyedeki herkese, hayır, hikâyedeki her şeye dönüşerek. Hem bir aşk hikâyesi hem kışkırtıcı bir roman olan Mutlak Mutluluk Bakanlığı, olayları bazen fısıldayarak, bazen haykırarak, gözyaşları ve kahkahalarla anlatıyor. Dünyanın sillesiyle yaralananlar, aşkla onarıyorlar kendilerini.”  Goodreads

Arundhati Roy’un Can Yayınları’ndaki diğer kitabı: Küçük Şeylerin Tanrısı, 1998

ARUNDHATI ROY

1959’da Hindistan’ın güney eyaletlerinden Kerala’da doğdu. Annesi Süryani, babası Bengalli bir Hinduydu. Annesi Mary Roy’un kurduğu özel bir okulda, resmî okullardaki baskılardan uzakta bir eğitim gördü. 1992’de yazmaya başladığı Küçük Şeylerin Tanrısı adlı romanını 1996’da tamamladı; bu yapıtıyla 1997 Man Booker Ödülü’ne değer görüldü. Hindistan’daki nükleer denemelere tepkilerini The End of Imagination (Hayal Gücünün Sonu) adlı kitabında; hidroelektrik santrali projelerine karşı görüşlerini de The Cost of Living (Yaşamanın Bedeli) adlı yapıtında dile getirdi. Küreselleşme ve savaş karşıtı eylemlere önderlik eden, 2004’te Sydney Barış Ödülü’ne değer görülen Roy, 2005 Haziran’ında İstanbul’da toplanan Irak Dünya Mahkemesi’nde Vicdan Jürisi başkanlığını üstlendi.

edebiyathaber.net (12 Haziran 2017)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z