Masthead header

19. yüzyıl edebiyatının en önemli metinlerinde biri: “Sarı Duvar Kâğıdı”

FavoriteLoadingOkuma listeme ekle

Charlotte Perkins Gilman’ın “Sarı Duvar Kâğıdı” adlı kitabı, Başak Çaka’nın çevirisi ve Maria Brzozowska’nın resimleriyle Delidolu Yayınları tarafından yayımlandı.

Tanıtım bülteninden

Deliliğin sınırlarında yalnız bir kadın portresi…

Birinci dalga feminist akımın önde gelen isimlerinden Charlotte Perkins Gilman’ın kaleme aldığı, Maria Brzozowska’nın resimlediği Sarı Duvar Kâğıdı, Delidolu’nun resimli kitaplar koleksiyonundaki yerini alıyor.

19. yüzyıl edebiyatının en önemli metinleri arasında gösterilen Sarı Duvar Kâğıdı, sinirsel buhranları nedeniyle sayfiye evinde “dinlenmeye çekilen” bir kadının toplumsal rollerin baskısı altında adım adım delirmesini anlatıyor.

Sanatsal çizimleri ve sert kapaklı özel baskısıyla koleksiyon değeri taşıyan bu sarsıcı öykü, şimdiye dek delilik üzerine yazılmış en kült eserlerden biri olarak anılıyor.

Feminist edebiyatın kilometre taşlarından Sarı Duvar Kâğıdı, doğumdan sonra yaşadığı sinirsel buhranları yüzünden hekim olan eşinin tavsiyesiyle dinlenmeye çekildiği yazlık malikânede, kocasının ve görümcesinin kontrol ve baskılarına rağmen gizlice yazı yazmaya çalışan ve kaldığı odadaki sarı duvar kâğıdının deseninden yola çıkarak halüsinasyonlar görmeye ve delirmeye başlayan bir kadının hikâyesini anlatıyor.

Toplum içerisinde keskin biçimde ayrılmış olan kadın erkek rollerini eleştiren Sarı Duvar Kâğıdı, aynı zamanda ruhsal olarak “hasta” olduğu gerekçesiyle okumaktan ve yazı yazmaktan alıkoyularak eve hapsedilen kadın imgesini temsil ediyor.

Charlotte Perkins Gilman’ın, sayısız farklı dile çevrilen; resim, görsel sanatlar gibi pek çok modern yapıta esin kaynağı olan; birçok kez tiyatro ve sinemaya da uyarlanan bu ölümsüz eseri, Başak Çaka’nın titiz ve dönemin ruhunu yansıtan özenli çevirisiyle yeniden okurlarla buluşuyor.

“Bu kâğıtta benim dışımda kimsenin bilmediği ve hiçbir zaman bilemeyeceği şeyler var. Desenin kırık bir boyun gibi yana sarktığı yerde bir çift pörtlek göz baş aşağı beni süzüyor.”

Tadımlık>>>

Charlotte Perkins Gilman Hakkında

Birinci dalga feminist akımın önde gelen isimlerinden biri olan sosyolog, yazar ve eleştirmen Charlotte Perkins Gilman (1860-1935) çok sayıda hikâye, roman ve kurmaca dışı eser yazdı. En önemli öykülerinden biri olan The Yellow Wallpaper (Sarı Duvar Kâğıdı) 1892’de, ilk kapsamlı teorik çalışması Women and Economics (Kadınlar ve Ekonomi) 1898’de yayımlandı. 1909-1916 yılları arasında çıkardığı The Forerunner adlı aylık derginin tek yazarı olarak kadın haklarından kitap eleştirisine farklı konularda yazılar kaleme aldı. 1915’te Jane Addams ile Kadınların Barış Partisi’ni kurdu. Aynı yıl Forerunner’da tefrika edilen ve sadece kadınların yaşadığı bir ülkenin anlatıldığı romanı Herland (Kadınlar Ülkesi), feminist ütopya türünün önemli örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu kitabın devamı olarak kurguladığı bir distopya olan With Her in Our Land (Bizim Ülkemiz) adlı romanı 1916’da yayımlanmıştır. Amerikan Sosyoloji Derneği’nin aktif bir üyesi olan Gilman ayrıca uzun yıllar boyu işçi sendikalarında, oy kullanma hakkına sahip grupların kulüplerinde, kilise cemaatlerinde konuşmalar yaparak geçimini sağlamıştır.

Maria Brzozowska Hakkında

1992 yılında Polonya, Gdynia’da doğdu. Lisans eğitimini Leeds College of Art’da tamamladıktan sonra, Bilkent Üniversitesi’nde Sanat ve Tasarım Anabilim dalında yüksek lisans yaptı. İllüstrasyonlarında sürrealizm ve büyülü gerçekçilik temalarına yer veren sanatçı, düzenlediği sergilerle İngiltere, İtalya ve Türkiye’de birçok ödüle layık gö

edebiyathaber.net (22 Ekim 2018)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

E-posta adresiniz yayınlanmaz ve paylaşılmaz. Gerekli alanlar yıldız ile gösterilmiştir *

*

*

Ç o k   O k u n a n l a r
O k u m a   L i s t e n i z